Selcuk Aydemir Çalgı Çengi

Selçuk Aydemir Kimdir?

Selçuk Aydemir, 1982 yılında İstanbul’da doğdu. Doğum günü tam olarak 6 Haziran 1982′dir ve şu an için 30 yaşındadır. Şu anda yaşamına yönetmen ve senarist olarak devam etmektedir. İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Uçak Mühendisi olarak mezun olmuştur.Ancak, mezun olduğu bölüm ile ilgili şu anda bir faaliyet içerisinde değildir. Son dönemlerde Türkiye’nin sahip olduğu en yetenekli senarist ve yönetmenlerden bir tanesi olduğu İşler Güçler dizisi ile daha da belirginleşmiştir. Ayrıca, ailesindeki tek senarist Selçuk Aydemir değildir. Kendisi gibi senarist olan Leyla İle Mecnun dizisinin yazarı Burak Aksak, Selçuk Aydemir’in kuzenidir. 2 kuzen şu anda   dizi sektöründe çoğu kişi tarafından, Türkiye’nin en iyi 3 mizah yazarı arasında gösterilmektedir.

Yazının devamında aldığı ödüllerden, yönetmenliğini yaptığı film ve dizilerden ve diğer tüm mesleki deneyimlerinden bahsedilmektedir.

Ödüller

Övgüye Değer Senaryo Ödülü (Ayrılık (2) / 2. Sinepark Kısa Film Festivali 2007

Yönetmen (7)

  • İşler Güçler (TV Dizisi) 2012
  • Üsküdar’a Giderken (TV Dizisi ) 2011
  • Çalgı Çengi (Sinema Filmi ) 2010
  • Ramazan Güzeldir (TV Dizisi) 2009
  • Kurbanlık (Sinema Filmi) 2008
  • Yüzük (Kısa Film) 2007
  • Ayrılık (2) (Kısa Film) 2006

 

Senaryo (7)

  • İşler Güçler (TV Dizisi) 2012
  • Üsküdar’a Giderken (TV Dizisi) 2011
  • Çalgı Çengi (Sinema Filmi) 2010
  • Ramazan Güzeldir (TV Dizisi) 2009
  • Kurbanlık (Sinema Filmi) 2008
  • Yüzük (Kısa Film) 2007
  • Ayrılık (2) (Kısa Film) 2006

Görüntü Yönetmeni (1)

  • Ayrılık (2) (Kısa Film) 2006

Kurgu (6)

  • Ramazan Güzeldir (TV Dizisi)
    Kurgu 2009
  • Kurbanlık (Sinema Filmi)
    Kurgu 2008
  • Yüzük (Kısa Film)
    Kurgu 2007
  • Melce (Kısa Film)
    Kurgu 2007
  • Dünyanın Savaş Hali (Kısa Film)
    Kurgu 2007
  • Ayrılık (2) (Kısa Film)
    Kurgu 2006

Kamera Ekibi (2)

  • İznik Ayasofya (Kısa Film)
    Kameraman 2011
  • Nemrud (Kısa Film)
    Kameraman 2003 

Selçuk Aydemir, Sinematürk.com adlı sinema sitesinde, kullanıcılardan 8,77 gibi yüksek bir oranda puan almıştır. Bu da gösteriyor ki, Selçuk Aydemir şu an için Türkiye’nin sahip olduğu en önemli yönetmen ve senaristlerden bir tanesidir.

Ayrıca, Sinemalar.com adlı sinema portalında da SinemaTürk‘te olduğu gibi yüksek bir puana sahiptir. Sinemalar.com’da Selçuk Aydemir‘in puanı 8.33′tür.

 

Selçuk Aydemir hakkında ilk yazımız şu an için bu kadardır. Bir sonraki yazılarımızda, Selçuk Aydemir‘in daha detaylı bilgilerine ve güncel çalışmalarına ulaşabilirsiniz.

Ayrıca, İşler Güçler dizisi hakkında tüm detaylara da sitemizden ulaşmanız mümkün olacaktır.

Incoming search terms:

  • selçuk aydemir kimdir
  • selcuk aydemir nereli
  • selçuk aydemir biyografi
  • aydemir
  • selçuk aydemir burak aksak
  • burak aksak selcuk aydemir
  • burak aksak aslen nereli
  • burak aksak nereli
  • burak aksak
  • selcuk aydemir iletişim

Selçuk Aydemir Kimdir?” üzerine 41 düşünce

  1. TAŞKIN ÜNAL

    MERHABA
    SELÇUK BEY 1977 ANKARA DOĞUMLUYUM .ÖZEL BİR FİRMADA YÖNETİCİ OLARAK ÇALIŞMAKTAYIM. ASLEN KIRŞEHİRLİYİM- ANKARADA YAŞIYORUM . SİZLERE BU TİP E MAİLLER ÇOK GELİR .SIRADAN GİBİ GÖZÜKÜR FAKAT BEN BUNLARI ŞU AN YAZARKEN BİLE HEYECAN VE HAYAL İÇİNDEYİM . YAPMIŞ OLDUĞUNUZ DİZİ VE SİNEMALARI ÇOK BEĞENEREK İZLİYORUM ANAM BENİ BİRDAHA DOĞURSA OYUNCU OLURDUM HEP İÇİN DE BU BİR YARADIR. HAYATIM MACERA GIRGIR ŞAMATA VE VURDUMDUYMAZ EĞLENCE İLE GEÇTİ . 1995 YILIN DA 6 ARKADAŞ ARASINDA YAŞADIĞIMIZ BİR ANIM VAR VE BU ANIMI SİNEMA YAPMAK İSTİYORUM . EĞER SİZLERDE UYGUN GÖRÜRSENİZ SİZLERLE ÇALIŞMAK İSTERİM ANI İÇERİĞİNDE NE ARARSAN VAR. YOK YOK . İSTERSENİZ O 6 KİŞİ ORJINAL OLARAK OYNAYABİLİRİZ. SİZLERDEN HABER BEKLİYORUM .TEŞEKKÜR EDER ÇALIŞMALARINIZDA BAŞARILAR DİLERİZ.
    FİLMİN ADINA ŞÖYLE DİYEBİLİRİZ: KİRALIK ARABA ( YANİ 95 MODEL TOFAŞ KIRMIZI ŞAHİN )
    İÇERİK: MACERA-KOMEDİ-DRAM
    TAŞKIN ÜNAL

    Yanıtla
    1. necmettin resul kündem

      ağbi sivasta filim çekimi yapacaksınız diye bir söylenti var öp öz sivaslı olup bu olaydan dolayı gurur ve sevinç duydum sivas katmeri sivas kelesi yiyerek büyümüş sivas hamamında yıkanmış az biraz mübbezel elinde kangal köpeğini evcil bir hayvan gibi sokakta gezdip koynunda yatıran bir şahsiyet olarak bu filimde bir figuran bile olamaya suandan itibaren hazırım

      Yanıtla
    2. Selçuk Aydemir'in Robotu

      Taşkın Abi,

      Bu yanıtı yaşına hürmeten yazmış bulunmaktayım. Elbette fikrin çok güzel. Ama gel gör ki elimde proje çok. 6 arkadaşınız için bir şey diyemesem de kırmızı Tofaş duruyorsa kadroya dahil edebilirim. “ANI İÇERİĞİNDE” ne demek, anlamasam da eminim ki dediğiniz gibi, yok bile yoktur.

      Bu arada, söylemeden geçemeyeceğim, neden büyük karakterle yazıyorsunuz? Melih Başkanınızdan da gördüğümüz gibi, Ankaralılarda Caps Lock sıkıntısı mı var?

      Saygılar…

      Selçuk Aydemir’in Robotu

      Yanıtla
    3. murdar

      Hayır gördüm gördümde böylesine malcasını ilk defa gördüm arkadaş… Neymiş… Kırmızı şahinmiş hayır bide modeli var arkadaş…

      Yanıtla
  2. Mustafa BACAK

    Merhaba,

    Yeni projeniz Sivas’da Düğün Dernek diye okudum. 3 Mayısda düğünüm var Sivas da. sizlerin benim misafir olmanızı isterim. Sivas’ın yerlisi olarak Sivas ile ilgili ne kadar yardım edebileceğim şey varsa yardımcı olabileceğimi bilmenizi isterim. İletişim: 0505 792 95 79

    Yanıtla
  3. yurtsever beldek

    bırak başka bi işle güçle uğraşmayı yaz tatilinden sonra dön işinin başına işler güçler burada bitmemeli…

    Yanıtla
  4. İÇMEK İSTİYORUM ben sadece

    ben ne oyuncu ne de senarist olmak gibi bir hayal ile yazmıyorum bunları….ahmet kural , murat cemşir ve sadi celil cengiz ile aynı masada oturup içmek istiyorum…dinlemek istiyorum onları sadece birşeyler yudumlarken aynı masada…ben ne ahmet kural gibi kral olabildim, murat cemşir gibi rüzgardan daha hızlı olabildim veya üniversite son sınıftan mezun olurken kpss sınavını kazanıp sadi celil gibi gümrük memuru….kaybeden de olamadım hiç bir zaman daha doğrusu kazanmak ile kaybetmek arasında bir yerdeyim…idam koridoruna doğru gider gibiyim ve son isteğimin sorarlar da bir mucize ile yağlı urgandan kurtulup rakı masasına otururum diye bekler oldum….duy sesimi istesen bu isteğimi o kadar kolay gerçekleştirebilirsin ki…korkmaktayım sonumun senarist tekin gibi gaza gelip tek ekmek kaynağım olan bankadan istifayı basıp sisteme sövmekten…hadi duy sesimi de kafam da bir şimşek çaksın ve hayaller yaratıp onun peşinden koşacak cesareti bulabileyim…olmazsa da eyvallah be yönetmenim sen bana her hafta 90 dakikalık o mutluluğu yaşattın eminim yaşlansam bile hala aklımda ve dilimde o replikler sahneler ve ince göndermeler olacak tabi anlayabilen zeki torunlarım olabilirse

    Yanıtla
  5. Gökhan

    erol ile ibrahimin senaryosu ahmetin evine nasıl geldi?hakkı çantayı atıyor şenol buluyor.yalnız henüz tekin yok=/tv tarihinin en iyi komedi dizisi için teşekkürler.

    Yanıtla
  6. Ziya Tosbağa

    Sayın Taşkın Ünal,

    Oğlum sen fakir misin ? Koskoca adamsın git çoluğuna çocuğuna mama al ulan. 77′liymiş de yok 6 kafadar maceraları varmış da, ohoo. Bütün Türk milleti mazot; bir sen ve arkadaşların senaryo çıkacak hayat yaşadınız yani he mi ? Senin aklını alayım da buzluğa atayım tam 12 saat, donsun amk. Sonra kırıp, kırıp çöpe atayım bea a.k.d.e.senii !
    Ayrı yazılan “de” bitişik yazılan “de” nedir ? bunu bilmiyorsun daha ! Senin yazacağın senaryoya varya battal gazi’nin torunu whan chu gibi “aquaawuaaq” der, tekme atarım lan !
    Şahin mi kaldı babacım ? Kırmızı şahin’i nostaljik bir nesne olarak bile görmekten Allah’a sığınırım.
    Sersem misin , nesin arkadaş ? Bu nasıl mazot bir beyin yapısıdır yauv ? O elini indir , indir lan elini ! Valla şu klavyeyi alır kafana vurdum mu otutturum seni ! Bordo klavyeliyiz lan biz !

    Bedavadan film yapacak aklı sıra çakal ! Sinema kan işidir ulan , ter işidir, göz yaşı işidir. Sinemacı yemek bulamadı mı b.k da yer, sidik de içer. Sinemacı kısa film çekecem diye ütünün üstüne kamera koyan adamdır ! Sinemacı oyuncak tren raylarında kamera kaydıran adamdır ! Sinemacı gerektiğinde en yakın dostunun, abisinin , kardeşinin ayağını kaydıran; pesimist ama gerçek adamdır… yaa…
    Otur oturduğun yerde , 75′lik dedeyi alır senin senaryona , senin senaryonu alır yetmiş beşlik dedeye , kırkın üstüne sıfır’ı koyar pöskövitlerim a.ç. otur !

    En nadide sevgi pıtırcıklarının sizlerin olması dileğiyle , saygılar , sevgiler.

    Yanıtla
  7. David Kokoş

    Ayıp valla gözlük ! Oldu mu şimdi bu yaptığın ?
    Yorumumu silmişsin. Ben senin tarafındayım, sen bedavacılardan yanasın.
    Ferhat şirin için dağları delmiş, Şirin gitmiş başkasına vermiş ya…

    Her neyse , en nadide sevgi baloncuklarıyla iyi akşamlar diliyorum size.

    Yanıtla
  8. Recep

    Özgeçmiş buram buram kibir kokuyor. Mesele hak edip etmemekle ilgili. Sinematürk puanını Türkiye’nin en önemli senarist ve yönetmenlerinden olduğuna kanıt göstermek neyin kafası?

    Yanıtla
  9. cüneyt

    işler güçler ve üsküdara giderkeni ilgiyle ailecek izledik cumartesi düğün derneğe gittik filmdeki otel sahibi sırrı dışında sıkıntı yoktu sırrı filme ne kattı o olmasa film ne kaybederdi

    Yanıtla
  10. salih

    Selçuk beyin senaryosu olan filmlerinden cok zekii bir insan olduğuna eminim yapmis olduğu filmlerinden turkiyenin en iyi senaristi ve yönetmeni olacagindan şüphem olmadigi gibi dunyanin da bu ismi sinama sahnelerinde gurur ile agirliyacagindan da şüphem yoktur.kendisini saygı ile selamliyorum cok iyi işler yaptin hemserim.seni cok seviyoruz
    En az senin bizleri sevdigin kadar…

    Yanıtla
  11. salih

    Sinema dunyasinin Altın adamı ,İnsanin zekasina hukmeden adam senden pisikolojik gerilim tarzi komedi bekliyoruz .Biliyorum ki bu fikir seni atesliyecek belkide dunya sinemasina bir hediye sunacaksin.Sizin gibi zekâ ustu insanlarin hedefi dunya sineması olduğunu dusunerek acizane fikrimi beyan ettim.
    Saygılarımla sizi çok seviyoruz hemserim
    EN AZ SIZIN BIZLERI SEVDIGIN KADAR.

    Yanıtla
  12. irfan doymus

    İŞLER GUCLER DIZISINDEN SONRA DÜĞÜN DERNEK FILMINDE DE SİVAS I ISLEMIS OLMANIZIN OZEL BIR SEBEBİ VAR MI?
    MILLIYETCILIGI ILE BILINEN SİVAS’ DAN BAHSEDERKEN NEDEN PKK’LI OLDUĞU BILINEN SIRRI SUREYYA ONDERI SIVASLI BİRİ ROLÜNDE OYNATMANIZDAKI AMAÇ NEDİR?

    Yanıtla
  13. faruk düz

    hayatımda ilk defa bir filme iki kere gittim ilkinde gülmekten öksürüp tıksırmaktan nefesim kesildi bi bok anlamadım ikincisinde adam gibi seyrettim benden 10 tl fazla aldınız ama helal olsun:) (işler güçler bitmemeliydi kardeşim hep paramı vericez gülmek için)

    Yanıtla
  14. maşite demirezen

    Iyi günler Selçuk Bey

    Ben BOĞAZIÇI ÜNIVERSITESI BUMATEK KULÜBÜ’nde yönetim kurulu üyesiyim. Nisan ayında bir etkinlik programımiz olacak days of art and teknology başlıklı bu etkinlikte sizleride konuk etmek istiyoruz.
    bumatek.boun.edu.tr
    Facebook.com/bumatek
    Adreslerinden hakkımızda bilgi edinebilirsiniz
    Eğer mesajıma cevap verirseniz sizinle sunum dosyasını ve tanıtım videosunuda paylaşacağım şimdi den tesekkur ederim

    Yanıtla
  15. Yasincan

    merhabalar selçuk abi. tartışmasız çok iyi bir yazar ve yönetmensiniz. fakat sizin gibi yetenekli insanlara şans verilmesinden yanayım. maalesef insanlar bencilliklerinden ve egolarından ötürü belki de kendisinden daha yetenekli birinin çıkacağı korkusundan ötürü kimseye yardım eli uzatmıyorlar. ben senaryo ve oyunculuk konusunda sizin kapınızı çalmak istiyorum. umarım o mübarek o kutsal kapı sizin kapınızdır. belki de birinin hayallerini gerçekleştirmenin ne kadar olağanüstü bir duygu olduğunu siz bilirsiniz. yardımlarınızı ve cevabınızı dört gözle bekliyorum

    Yanıtla
  16. Hüseyin

    AŞK ADASI
    Bir ben düşün. Bir adanın ortasında iş ya adanın ismi de BEN. BEN etrafı denizle örülü bir ada. Bir de ben var ki adanın tam ortasında yaşıyan hayatında “ben” den başka kimseyi ve hiç bir şeyi bilmeyen. Ben BEN de yaşarken kendi halimde. Bir gün bana benzemeyen bir varlık. Tasviriyle güzel güneş gibi parlak teni uzun at kuyruğu saçı sürmeli gözleri ve beni benden alan kokusu ile yaklaşmakta olan.
    İşte o anda anladım ki benden başkası da varmış bu hayatta ismine dünya dedikleri.
    Elimi tuttu bir anda ben ona baka kalırken. Ve seslendi:
    - Ben Kaptan.
    Şaşkın, büyülenmiş anlayamamıştım sadece dokunduğunda kalbimin attığını farkettim o an. Gayrı ihtiyari “Hoş Geldin” diye bildim sadece.
    Devam etti ;
    -Ne yapıyorsun burada bir başına ? Sahilde insanlar var Yüzüyorlar gelmek istemezmisin benimle?
    Yüzmek mi? Ben beni unuttum elimi tutğundan beri hissetiğim tek şey kalbim. Süveyda müsade etmiyor cevaplamama. Tansiyonu düşmüş vucüduyla direnmeye çalışan bir hastanin titrek seyiyle;
    -Yüzmek mi o da ne ki ?
    Gel benimle derken gözleri ayak uyduruyor elleri. Gittim peşi sıra. O da ne öyle? Bir su birikintisi her tarafta adına sahil dedikleri yerde çırılçıplak insanlar. Ben aklımda deli düşüncelerle sordum.
    -Bu su da ne? Bu insanlar ne yapıyor? Buradalardı da BEN’in kıyısında da ben mi bilmiyordum. Neyse…
    Kaptan bana dedi ki;
    - Bak bu suya deniz denir içindekilerde aşk adasına gidemeyip de denize girip çıkan insanlar(Aşk adasına gitmeyi cesaret edememiş sevişen insanlar). Seni Aşk Adasına Götürmemi İster misin?
    -Aşk Adası mı orası da neresi? Nasıl Gidilir ki?
    Kaptan anlattı sonra bana bir ada olduğunu Aşk Adasına giden kimsenin dönmediğini ve yalnızca kaptanların yolunu bildiğini. Öyle güzeldi ki anlattığı her şeyle beraber. Biran önce gitmek istedim hiç bir şeyi böyle istememişcesine.
    “Tamam” dedi gözlerinde beni boğarak.
    -Gidelim ama gitmek için bir sandal yapmamız lazım. Onun içinde senin çalışman.
    Tamam dedim. ve başladım bütün gücümle çalışmaya. Ağaçları kestim birleştirdim. Bagladım falan derken…
    Çalıştım… Çalıştım… Çalıştım…
    Gidelim dedi kaptan sandala binerken birde ekledi.
    -Gidelim ama bana bir şey vermelisin sana kaptan olmam için.
    Ben’den başka bir şeyim yok ki vereyim. Onuda gördüğüm zaman vermiştim zaten.
    -Ne verebilirim ki?
    -Kalbini ver. İlk elini tuttuğumda farkettim. Kocaman Bir kalbin var o yeter bana.
    İşte o an kalpsiz yaşayamamanın önemini anlamıştım ama Kaptan kalpten de değerli tek varlığımdı. Ama değerdi.
    -Olur lakın kalbi sana verirsen ben nasıl yaşayacağım?
    -Korkma aynı sandalda iki kişiyiz karşındayım. Aşk Adasına gittiğimizde tekrar veririm kalbini.
    Ben kalbimi söktüğüm gibi bıraktım avuçlarına. Aman kalbin incilmesin diyerek elime verdi kürekleri ve dedi ki “çek”….
    Ben çektikçe BEN ufalmaya başladı koca denizde ben çektikçe ufaldi… ufaldi… ufaldi…
    Tam BEN gözle zor görülmeye başlandı ki işte o an içimi korku aldı. Kolay değildi Benin BEN den gidişi.
    -Nerede Aşk Adasi yaklaşmadık mı?
    -Kaptan benim kalbin bende bende karşında. Korkma çek..
    Çektikçe çektim bütün gücümle BEN i unutarak. Arkama Son kez bakmak istedim. O da ne? BEN yok önüme döndüm hafif hüzünle. Aha Kaptanda yok. Kalbim karşımda hızla atıyor güpp.. güpp.. güpp..
    Biz yola çıkarken hava günlük güneşlikti. Birden kara bulutlar sardı etrafımı. Başlarım böyle işin anasına avradına. Kalbi kaptığım gibi attım denize. Yavaş yavaş derinlere inerken kalbim. Eyvah kalpsiz yaşanırmı diye daldım peşi sıra…
    Daldıkça vurgun yedim… Daldıkça vurgun yedim… Daldıkça vurgun yedim… Tam kalbi yakaladım yakalayacağım ki… Işıklar söndü usulca…
    Ayaklarımı yalıyan suyun serinliği. Yüzümü yakan dökülmüş göz yaşı kalıntıları gibi yakan tuz tanecikleri ile uyandım kalbim elimde güppp güpp atarken.. BEN deydim kalbimle.. Kendimdeydim..
    İte Ben O gün bu gündür üstad “Nazım Hikmet Ran”ın şiirini “Cem Karaca”dan dinlerim ince bir ezgiyle “Mavi Liman” Ve derim ki kendi kendime.
    Çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
    Seyir defterini başkası yazsın.
    Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
    Beni o limana çıkaramazsın…

    Hüseyin ÖZEL 06.03.2014

    Saygılarımla…

    Yanıtla
  17. Hüseyin

    AŞK ADASI
    Bir ben düşün. Bir adanın ortasında iş ya adanın ismi de BEN. BEN etrafı denizle örülü bir ada. Bir de ben var ki adanın tam ortasında yaşıyan hayatında “ben” den başka kimseyi ve hiç bir şeyi bilmeyen. Ben BEN de yaşarken kendi halimde. Bir gün bana benzemeyen bir varlık. Tasviriyle güzel güneş gibi parlak teni uzun at kuyruğu saçı sürmeli gözleri ve beni benden alan kokusu ile yaklaşmakta olan.
    İşte o anda anladım ki benden başkası da varmış bu hayatta ismine dünya dedikleri.
    Elimi tuttu bir anda ben ona baka kalırken. Ve seslendi:
    - Ben Kaptan.
    Şaşkın, büyülenmiş anlayamamıştım sadece dokunduğunda kalbimin attığını farkettim o an. Gayrı ihtiyari “Hoş Geldin” diye bildim sadece.
    Devam etti ;
    -Ne yapıyorsun burada bir başına ? Sahilde insanlar var Yüzüyorlar gelmek istemezmisin benimle?
    Yüzmek mi? Ben beni unuttum elimi tutğundan beri hissetiğim tek şey kalbim. Süveyda müsade etmiyor cevaplamama. Tansiyonu düşmüş vucüduyla direnmeye çalışan bir hastanin titrek seyiyle;
    -Yüzmek mi o da ne ki ?
    Gel benimle derken gözleri ayak uyduruyor elleri. Gittim peşi sıra. O da ne öyle? Bir su birikintisi her tarafta adına sahil dedikleri yerde çırılçıplak insanlar. Ben aklımda deli düşüncelerle sordum.
    -Bu su da ne? Bu insanlar ne yapıyor? Buradalardı da BEN’in kıyısında da ben mi bilmiyordum. Neyse…
    Kaptan bana dedi ki;
    - Bak bu suya deniz denir içindekilerde aşk adasına gidemeyip de denize girip çıkan insanlar(Aşk adasına gitmeyi cesaret edememiş sevişen insanlar). Seni Aşk Adasına Götürmemi İster misin?
    -Aşk Adası mı orası da neresi? Nasıl Gidilir ki?
    Kaptan anlattı sonra bana bir ada olduğunu Aşk Adasına giden kimsenin dönmediğini ve yalnızca kaptanların yolunu bildiğini. Öyle güzeldi ki anlattığı her şeyle beraber. Biran önce gitmek istedim hiç bir şeyi böyle istememişcesine.
    “Tamam” dedi gözlerinde beni boğarak.
    -Gidelim ama gitmek için bir sandal yapmamız lazım. Onun içinde senin çalışman.
    Tamam dedim. ve başladım bütün gücümle çalışmaya. Ağaçları kestim birleştirdim. Bagladım falan derken…
    Çalıştım… Çalıştım… Çalıştım…
    Gidelim dedi kaptan sandala binerken birde ekledi.
    -Gidelim ama bana bir şey vermelisin sana kaptan olmam için.
    Ben’den başka bir şeyim yok ki vereyim. Onu da gördüğüm zaman vermiştim zaten.
    -Ne verebilirim ki?
    -Kalbini ver. İlk elini tuttuğumda fark ettim. Kocaman Bir kalbin var o yeter bana.
    İşte o an kalpsiz yaşayamamanın önemini anlamıştım ama Kaptan kalpten de değerli tek varlığımdı. Ama değerdi.
    -Olur lakın kalbi sana verirsen ben nasıl yaşayacağım?
    -Korkma aynı sandalda iki kişiyiz karşındayım. Aşk Adasına gittiğimizde tekrar veririm kalbini.
    Ben kalbimi söktüğüm gibi bıraktım avuçlarına. Aman kalbin incilmesin diyerek elime verdi kürekleri ve dedi ki “çek”….
    Ben çektikçe BEN ufalmaya başladı koca denizde ben çektikçe ufaldi… ufaldi… ufaldi…
    Tam BEN gözle zor görülmeye başlandı ki işte o an içimi korku aldı. Kolay değildi Benin BEN den gidişi.
    -Nerede Aşk Adasi yaklaşmadık mı?
    -Kaptan benim kalbin bende ben de karşında. Korkma çek..
    Çektikçe çektim bütün gücümle BEN i unutarak. Arkama Son kez bakmak istedim. O da ne? BEN yok önüme döndüm hafif hüzünle. Aha Kaptanda yok. Kalbim karşımda hızla atıyor güpp.. güpp.. güpp..
    Biz yola çıkarken hava günlük güneşlikti. Birden kara bulutlar sardı etrafımı. Başlarım böyle işin anasına avradına. Kalbi kaptığım gibi attım denize. Yavaş yavaş derinlere inerken kalbim. Eyvah kalpsiz yaşanır mı diye daldım peşi sıra…
    Daldıkça vurgun yedim… Daldıkça vurgun yedim… Daldıkça vurgun yedim… Tam kalbi yakaladım yakalayacağım ki… Işıklar söndü usulca…
    Ayaklarımı yalıyan suyun serinliği. Yüzümü yakan dökülmüş göz yaşı kalıntıları gibi yakan tuz tanecikleri ile uyandım kalbim elimde güppp güpp atarken.. BEN deydim kalbimle.. Kendimdeydim..
    İşte Ben O gün bu gündür üstad “Nazım Hikmet Ran”ın şiirini “Cem Karaca”dan dinlerim ince bir ezgiyle “Mavi Liman” Ve derim ki kendi kendime.
    Çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
    Seyir defterini başkası yazsın.
    Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
    Beni o limana çıkaramazsın…

    Hüseyin ÖZEL 06.03.2014

    Yanıtla
  18. Murat Ateş

    Selçuk bey yukarıda da okudum benim gibi bir çok kişi aynı şeyi istiyor.Size senaryolarını veya oyunculuk yapmak istediklerini yazıyorlar bende sizi şaşırtmayacağım ve aynı şeyi isteyeceğim ama sadece dizi senaryom var..oyunculuk da iddialı olmam için küçük de olsa bir deneyimim olmadan bunu istemem doğru değil..Senaryo konusun da çok büyük bir tecrübem var ama kandırıldığım için uygulanmasına rağmen duyulmadı..2002 yılında turkcelle bir proje göndermiştim(BANA KONTÖR ATAR MISIN ) işte bu fikri yazdım ve gönderdim..projeyi gönderdikten sonra bana orijinal turkcell antetli bir faks çekmişlerdi teşekkür faksı önerinizi bizimle paylaştığınız içim teşekkür ederiz diye..Avukatım çok fazla tanımadığım biriydi ve nasıl olduysa dosyada her şey dururken sadece bu teşekkür faksı kayboldu ve davayı kaybettim..Onun için senaryo konusunda iddialıyım..Evliyim 3 kızım var eşim Rus.yıllarca yurt dışın da çalıştım..Şimdi kızlarımın geleceği için bu projeyi gerçeğe dönüştürmem gerekiyor..Yardım ederseniz çok sevinirim..
    Saygılarımla..
    numaram : 05337426105

    Yanıtla
  19. Ahmet Filiz

    İyi günler Selçuk Abi.
    Dizilerin, filmlerin ve seneyoyu senin yazdığın herşey çok guzel inanılmaz :)
    senin yazmış olduğun Çalgı Çengi filmi ile Ahmet Kural’ı Murat Cemcir ve Selçuk Aydemir üçlüsünün Hayranı oldum .
    Filmi izledikten sonra ilk yapmaya başladığım Ahmet Kural’ın mimiklerini hareketlerini ezberlemeye başladım.
    Ve şuan bu konuda bayağı iyiyim.
    Daha sonra İzmirde Tiyatro ve Oyunculuk dersleri aldım.
    Ahmet Kural mimikleriyle çok başarılı oldum.
    Bütün kapıları çaldım aldığım belgeyle ama kimse umursamadı Selçuk Abi.
    Şimdi Senin kapını Çalıyorum.
    3 Yıldır bir hayalim var benim.
    çok buyuk hayalim.
    Ahmet Kural ile aynı dizi yada filmde oynamak istiyorum.
    Lütfen sende o kapıyı yüzüme kapatma Selçuk abi.
    bana 1 şans dile ve senin ne kadar kaliteli bir yönetmen ve senarist olduğunu anlasınlar bir kez daha.
    bir oyuncuyu en çok sen anlarsın Abi.
    Bana ulaşman için bekleyeceğim abi.
    Kolay Gelsin
    twitter.com/flzkural

    Yanıtla
  20. Altuğ AY

    Selçuk Bey, Sizi beğenerek takip ediyorum ve yaptığınız işlerden dolayı da tebrik ediyorum. Size ve tüm ekibe teşekkürü borç bilirim. (Ufak bir dilek; biyografinizdeki aşırı övgüye hiç gerek yok.)

    Yanıtla
  21. Yunus Emre Karaal

    ” Kardeş Payı ” Şu Türkiye’de ilk defa bir diziyi beğenerek izliyorum. O banelleşmiş,Türklerin yapısını bozan dizilere karşıt harika bir dizi. Bunda emeği geçen herkese Türk halkı adına teşekkür ederim. Herkes anlamaz ama bilinçaltına çok iyi yönde etkileyen bir dizi.. Bu diziye Türk halkının ihtiyacı çok var…Siz ilksiniz…Emeğinize sağlık…

    Yanıtla
  22. Adnan Zumrut

    “Kardeş Payı” için bir fikir önerisi : Dünyanın gerçek yaşını tam olarak hesaplayan ilk bilim adamı Patterson, uzun süren hesaplamalarında doğaya ve canlılara büyük zarar veren kurşun elementini kullanmıştır… Sonrasında bu elementin yakıt endüstrisinde kullanılmasına karşı savaş açar ve…
    İlgili belgesel link : link
    Patterson : link

    Belki zaten bu bilgilere vakıfsınızdır; değilseniz yeni dizinize oldukça uygun.

    iyi çalışmalar

    Yanıtla
  23. Mehmet Çakmak

    Merhabalar

    Sizden sadece yaptığınız projelerde alt yazı uygulaması yapmanızı mümkünse rica ediyorum.

    Kulak çınlaması olanlar şiveli esprileri kaçırıyorlar Türkiye de sayısını bilmediğim ama eminim binlerce kişi vardır bu dertten muzdarip.

    Son ses tv açıp izleyemezler çünki saat geç olur alt kat komşu yada evde uyuyan eş yada bebek rahatsız olabilir.

    kablosuz kulaklık ile dinlesen yazın terletir ayrıca uzandığında rahtsız eder.

    İnternetten iş yerinde izleyenler patron duyar diye çok açamaz lar sesi o ayrı .

    bence alt yazı isteğe bağlı çıkabilirse ekranda çok iyi olur

    Başarılarınızın devamını dilerim
    Saygılarımla
    Mehmet ÇAKMAK.

    Yanıtla
  24. Mehmet Çakmak

    İşitme engellileri saymadım zaten başlı başına bir sorun onlar sizizn dizilerinizi sanırım hiç izleyemiyorlardır.

    Yanıtla
  25. koray

    Bu nedir birader ya bu nedir ya!!!!!! Hayat zaten koca bir film seti istediğiniz gibi oynayın evirip çevirip izleyin selçuk tan medet umacağınıza gidin hayatın size verdiği rolu çok iyi değerlendirin!!!!!!!! Selçuk da neeeyyyyy lannnn!!!!!!!!!!

    Yanıtla
  26. ugur akmirza

    merhabalar;

    muhasebeci oguzhan icin bir espiri onerim var.
    llk sahibinden az cignenmis sakiz satabilir.

    Yanıtla
  27. Kürşat Karahaydar

    Abi ben de senin kapını çalıyorum yalnız yanımda senaryom yok, oyunculuk desen hiç beceremem. Elim de boş geldim ama olsun çay varsa içerim:)

    Yanıtla
  28. tamer güngür

    adamın dibisin dibi inş nice başarılı projeler imza atarsın senin gibi insanların olması gerekiyor bu türkiyede.

    Yanıtla
  29. tuncay

    Kardes payı Dizisine hastayım para falan istemiyorum kardeşim banada bi ufaktan bi rol ayarlarsan sevinirim mutlu olurum o imkani verirsen senide mutlu ederim beleş ten bir oyuncu sana daha ne istiyorsun bide parami verelim yani saygilar tuncay kara

    Yanıtla
  30. Enise İrem ÇOLAK

    Merhabalar,
    Okuyup okumadığınızdan emin olamadım site bayadır güncellenmemiş çünkü. Ama şuncacık yazıdan da üşenmeyeyim dedim.
    Projelerinizi, zekanızı takdir etmekten başka bir şey yapamayan bir insan evladıyım. Gönül isterdi eğlence,iş,arkadaşlığın mükemmel bir şekilde harmanlandığı bir hayatın kahramanı olayım. Henüz nasip olmadı. Ha diğer arkadaşlar gibi oyunculuk senaristlik gibi bir durum mu var derseniz; giriş ona benzedi tabii. Kim istemez, ama elinizde patlarım. Başarısızlık abidesi olurum. Bazen oyunculuğun beni heyecanlandırabilecek tek şey olduğunu düşünüyorum sonra yeteneksizliğim geliyor aklıma. Azıcık yazmaya yeteneğim var o da ancak bana kadar.
    Benim söylemek istediğim gerçekten yaptığınız işin hayranlık uyandırdığı. Siz de genetik sanırım. Ramazan Güzeldir’i zamanında izlemiştim. Beğenmiştim de. Sonra Üsküdar’a Giderken var. O dönemlerde bana göre geç olan bir saatte yayınlanmasına rağmen en azından tekrarlarını izliyordum. Ama Ramazan Güzeldir, Üsküdar’a Giderken’in sizinle olan bağlantısından haberim yoktu. İşler Güçler’i izleyince uyandım duruma. Aynı oyuncuları görüyorsun insan bir merak eder. Demek ki insan kısmında bir problem var benim.
    Çalgı Çengi’yi İşler Güçler’den öğrendim. İlk işim internetten sipariş etmek oldu. İzlemeye kalkıştığımda yanımda yaşça küçük kuzenlerim vardı ilk sahneler bol küfürlü olduğundan bende kapatıp gitmelerini beklemek zorunda kaldım. O zamandan beri daha çok sosyal medyada takılıyorum. Resmen teknoloji özürlüsüymüşüm de haberim yokmuş.
    Düğün Dernek’i, Kardeş Payı’nı beğeniyle izledim. Hatta takıntı haline gelmeye başladı açıp açıp aynı sahneleri izliyorum. Yaz boyu projeleri tekrar izleyip durdum. Bu yüzden daha fazla proje yapmanızı heyecanla bekliyorum.
    Bunca şeyden size ne, zamanınızı boş yere çaldım. Belki de bu yazıyı okumak yerine bir güzel replik yazıverirdiniz. Ama ben de tutamadım kendimi. İçim içime sığmıyor yahu. Hayallerim, hayal edemediklerim, korkularım, umutlarım… Her şeyi ekrana getirebiliyorsunuz. Belki ekranda değil ama günlük hayatta karşılaşırız. Gönül ister bir masadaki muhabbetinizin biblosu olayım ama o bile çok şey istemek olur sizden. “Beğenerek izliyoruz.” cümlesini bile sarf etsem mutlu olurum ben. Klişe belki ama aklıma yaratıcı bir şeyler gelmesinden ziyade ben konuşabilmeye odaklanıyorum. Çünkü zekasına hayran olduğum bir insan bana üst model insan gibi geliyor. Ki kendimi de zeki sanardım.
    Hayatımı değiştirdiniz. Ben kendimi Tıp okumak isteyen sinir bozucu derecede kibarcık biri sanıyordum. Ancak sizin projeleri izledikçe kendi kendimi kısıtladığımı fark ettim. Rahatsız olduğum bir karakterim vardı, ve bu yüzden kendimi bunaltıyordum. Aradığım şeyi, hedeflerimi tepetaklak ettiniz. Bu iyi bir şey sanırım. Belki hala tıp okuyan biri olacağım ama önemli olan durup düşünmeme neden oldunuz. Kendi yolumu çizmeme, umursamazlığımı atmama, yardımcı oldunuz. Hiçbir zaman sürüden biri olmadım ama sürüden uzaklaşacak cesaretim de yoktu. Siz bana bunu verdiniz. Bunu bilmenizi istedim. Kim bilir kaç kişinin kafasını kumdan çıkarmasını sağladınız, bunlardan biri de benim işte.
    Sizin ailedeki doğal yeteneklilerden bir-iki birey daha gelse ya şu sinema/televizyon dünyasına. Tadından yenmez. Çalıştığınız oyuncuların yeteneklerini saymıyorum bile. 3 mimiğe 3 ada olmaz belki ama size canımız feda. Hele Bor gibi bir meseleye parmak bastıktan sonra!
    Seviyoruz sizi be.
    Günün birinde karşılaşmak dileğiyle…

    Yanıtla
  31. ümit ünlü

    “bin senarist on bin oyuncuyu yok eder” – Murat Emre Kaman
    söyleyeceklerim bundan ibarettir…

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>